1. Haberler
  2. Özel
  3. ‘Sırtını göle dönen şehrin insanları’ belgesel konusu oldu

‘Sırtını göle dönen şehrin insanları’ belgesel konusu oldu

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Göl Fragmanları Belgesel dizisinin Koordinatörü Arşad Narçin, Van halkının, Van Gölü ile olan ilişkisini ele aldıkları çalışmanın sonucunda insanların gölle kirlilik ilişkisi kurduğunu söylüyor.

Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü dünyanın en büyük sodalı gölü. 600 bin yaşında olan Van Gölü kıyılarında yer yer çekilmenin olduğu gözleniyor. Çekilmenin yanında çoğu zaman kirlilikle gündeme gelen Van Gölü’ne ilişkin çalışmalar yetersiz. Kinovan İnisiyatifi’nden Arşad Narçin, 2020 yılında Van halkının Van Gölü ile ilişkisini belgesele dökmek için Sipan Aslan, Hayrettin Alan ve Zafer Avnaş’la yola çıktıklarını söyleyerek, durumu şu cümle ile özetliyor: “Sırtını göle dönen şehir”   

Ekoloji ve tarihin buluşması

Göl Fragmanları 2020 yılında dört kişilik bir ekibin bir araya gelmesi ile başlayan bir çalışmanın merkezinde neden Van Gölü’nün alındığını sorduğumuzda Narçin şu yanıtı veriyor: “Van’da yaşıyoruz. Van’a kimlik katan en belirgin özelliği göl. Biz de gölün insanla olan ilişkilerini betimleyerek hem ekolojik anlamda hem de tarihsel olarak bir çalışma yapalım dedik.”

‘Sırtını göle dönen şehrin insanları’ belgesel konusu oldu - arsad narcin

Van Gölü Havzası’nı ele almaya karar verdiklerini fakat havzanın geniş bir alana yayılması sebebiyle çekimlerin sınırlı kaldığını söyleyen Narçin, çekimlerin planlamasını hemen yaptıklarını fakat çekimlerin bir yıllık bir sürece yayıldığını söylüyor.

Sosyolojik anlamda bir zayıflık söz konusu

Narçin, Göl Fragmanları’ndaki mantığı en iyi açıklayan noktanın Suvat Parin’le yapılan çekim olduğunu söylüyor. Narçin, Parin’in belirttiği ve kendilerinin de gözlemlediği gibi Van’a karakter katan bir göl olduğu, ama Van insanının gölle kurduğu ilişkinin çok zayıf olduğunu belirtiyor. “Sırtını göle dönen şehir” diye de bir başlık eklediklerini söylüyor. Kent sakinlerinin gölle ilişki kurmadığı takdirde temiz tutma kaygısı olmadığını ve gölle ilgili kararlara da müdahil olmadığını vurguluyor Narçin.

Yerel yönetimlerin ve devlet kamu kurumlarının gölle ilgili bazı planları olması gerektiğini belirten Narçin, “Onu ıslah etme, temizliği, etrafına yapılacak sosyal tesisler, gölün biraz daha yaşanabilirliğini arttıracak kararlara Van halkı dâhil değil. Çünkü gölle çok fazla ilişki kurmuyor. Organik bağı çok fazla yok. Bu bağın olmaması bugün gördüğümüz görüntüleri ortaya çıkarıyor; göle akan suların çöp aktarması, arıtma tesislerinin yeterli çalışmaması, insanların birçok yerde göle girememesi gibi. O kirlilik gölle kurulan ilişki aslında” diyor.   

Kadınların gölle kurduğu ilişki

Göl Fragmanları, bir kadının gölle kurduğu ilişki üzerine de bir bölüm içeriyor. Bir kadının gölle kurduğu ilişki, kurmak istediği ilişki ve neden kuramadığı ile ilgili de bir röportaj kısmı yer alıyor çekimlerde. Eski fotoğraflardan yola çıktıklarını söyleyen Narçin, böylece bir karşılaştırma yaptıklarını aktarıyor.  Göl Fragmanları ile ilgili geri dönüşler aldıklarını aktaran Narçin, “Bazı öğretmenler okulda öğrencilerine izletmişler, ‘Van Gölü ile ilgili böyle bir çalışma var, siz ne düşünüyorsunuz?’ diye. Geri dönüşler oldu biz çok alamadık onu. Bizimki ufak bir başlangıç dokunuşuydu” diye kaydediyor. 

İnsanların gölle kurduğu tersine ilişki

Göl Fragmanları Belgesel dizisinin çekimlerini ve kurgusunu yapan Zafer Avnaş, dört bölümlük belgeselin sonunda şunları söylüyor: “Van Gölü’yle 22 yaşımda kurduğum bağ bu çalışma sayesinde oldu.”  

Çalışmaya nasıl dâhil olduğunu sorduğumuzda, çalışmada bulunan iki arkadaşının fikri olduğunu söylüyor. Fikir aslında bir çevre-kültür derneği üzerinden ortaya çıkıyor. Fakat Avnaş’la tanışan ekip bu fikri görsel bir çalışmaya büründürmeye karar veriyor. Ve Göl Fragmanları böylece hayat buluyor. İlk çalışmaya Erçek’ten başladıklarını söyleyen Avnaş, “Erçek’in ardından İskele’de bir çalışma yaptık. İskele Sahili’nde ‘Mumbai çöplükleri’ne benzeyen bir durum vardı. Orayı çekerek bir farkındalık oluşturmaya çalıştık” diyor.

‘Sırtını göle dönen şehrin insanları’ belgesel konusu oldu - photo1693306319

Çekimlere başlarken insanların Van Gölü ile ilişkisini ele aldıklarını söylüyor Avnaş. Böyle söyleyince aklımızda hemen ‘manevi bir bağ’ ilişkisi beliriyor ama Avnaş tam aksine bir tablo koyuyor ortaya ve şu cümleyi kuruyor: “İnsanların gölle ilişkisi… Gölü ne kadar kirlettikleri… Göle ne kadar temasları var?” Bu cümleler her geçen gün gördüğümüz kirlilik manzarasını tekrar canlandırıyor belleğimizde.

İnsanların reva gördüğünü göl kabul etmiyor

Avnaş, çekimler esnasında gölün kirliliğinin boyutlarını gördüğünde insanların gölle gayet de etkileşimde olduklarını gördüğünü söylüyor. Piknik yapılan her alanda çöplerini geride bırakarak göle teslim ettiklerini söyleyen Avnaş, “Göl de bunu kabul etmeyip tekrar kıyıya atıyor. İnsana çöplerini tekrar geri veriyordu. İnsanla göl arasında bu ilişkiyi gördük aslında” diyor.

Van Gölü Havzası’nda bulunan tüm gölet ve akarsuları çekmek amacıyla çalışmaya başladıklarını söyleyen Avnaş, çalışmanın kendisine bir deneyim ve doğaya farklı bir bakış açısı kattığını da ekliyor. Avnaş, “O güne kadar insanın doğaya ne kadar zarar verebileceğini görmemiştim. Kendi kameramdan dünyaya biraz daha iyi bakabiliyorum. Vizörden baktığımda şunu gördüm: Çok büyük bir zarar veriyormuşuz. Ondan sonra ben de doğada karşılaştığım her çöpü toplamaya başladım” diyor.

Denize temas etmeyen insan sayısı çok fazla

Bir çekim esnasında yaşadığı bir durumu anlatan Avnaş, “Bir görüşmecimiz, ‘biz çocukken15-29 kilometre öteden yüzmeye gelirdik. Oysa 2 ya da 1 kilometre ötede yaşayıp hala göle girmemiş insanlar vardı’ demişti. Ben de bir Vanlı olarak 22 yaşımdan sonra göle girmiş olduğumu fark kettim o an” diye vurguluyor.

Van Gölü’ne ‘deniz’ diyor Avnaş her Vanlı gibi ve ekliyor: “Bizim de denizimiz var. Ve denize gitmek bizim elimizdeydi, ama biz bunu yapmadık.”

Vanlıların gölle hala bir bağ kurmadığını söyleyen Avnaş, denizin bulunduğu kentlerde orada yaşayan insanların yüzde 80’inin denize temas ettiğini fakat Van’da yaşayanların sadece yüzde 20’sinin gölle bir bağ kurabildiğini söylüyor. Çekimlerde bunu gözlemlediğini belirten Avnaş, Van’ın muhafazakâr yapısının gölle temas kurmak için biraz daha ön planda olduğunu bunun yanında da kentte yaşayanların göle gitmeyi lüks gördüğünü de ekliyor. 

Serhat News

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
‘Sırtını göle dönen şehrin insanları’ belgesel konusu oldu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Avatar
    28 Eylül 2023, 10:15

    […] ve Turizm Bakanlığı, “Kanun Hükmü” belgeselinin festival programına alınmasının ardından Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden […]

    Cevapla