1. Haberler
  2. Güncel
  3. Eğitim Sen Van: Çözümsüz politikalar iktidar ve MEB eliyle sürüyor

Eğitim Sen Van: Çözümsüz politikalar iktidar ve MEB eliyle sürüyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eğitim-Sen Van Şubesi Yeni eğitim-öğretim yılına dair yaptığı açıklamada, eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikalarının bizzat iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı eliyle sürdürülmeye devam edildiğine dikkat çekti.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Van Şubesi, yeni eğitim öğretim yılına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada “Öğretmenler ayakta, Eğitim-Sen Alanlarda”, “Anadil temel haktır” yazılı pankartlar taşındı. Açıklamayı Eğitim Sen Van Şubesi Başkanı Murat Atabay okudu. Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakıldığına dikkat çeken Atabay, eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikalarının bizzat iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı eliyle yapılan yasal düzenlemeler ve fiili dayatmalar eşliğinde sürdürülmeye devam edildiğine vurgu yaptı.

‘Piyasacı uygulamalar herkesi etkilemektedir’

Atabay, siyasi iktidarın eğitim alanında uzun süredir kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımların, çeşitli vakıf ve derneklerle iş birliği halinde hayata geçirilen ‘piyasacı’ ve ‘dini eğitim’ merkezli uygulamalarının tüm kesimleri doğrudan etkilediğini belirtti. Eğitim sorununun ekonomiden yaşanan gelişmelerin ardından halkın en önemli ve öncelikli gündemini oluşturduğuna değinen Atabay, “Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamakta, çocuk yaşta evlenmenin önüne geçen adımlar atılmamaktadır. Yoksul, emekçi ailelerin çocukları başta olmak üzere kız çocukları ve kırsal kesimde yaşayan çocuklar açısından eğitime erişim konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bölgesel, cinsel, sınıfsal vb. eşitsizlikler, anadilinde eğitim gibi en temel sorunlar iktidarın çözmek bir yana daha da derinleştirdiği sorunlar olarak varlığını sürdürmektedir” dedi.

‘Eğitim sistemi toplumsal cinsiyet eşitliğinden uzak’

Atabay, eğitim sisteminin toplumsal cinsiyet eşitliğinden oldukça uzakta olduğunu ve giderek dinsel içerik kazanan egemen ideolojinin yoğun baskısı ve denetimi altına girdiğini söyledi. Toplumsal yaşamın her alanında görülen cinsiyetçi uygulamaların en yoğun görüldüğü alanların başında eğitim alanı ve okulların geldiğine dikkat çeken atabay sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz dönemde cinsiyetçilik ve cins ayrımcı uygulamaların okullarda etkili şekilde üretilmeye devam ettiği görülmüştür. Geleneksel cinsiyet rolleri aile, okul, hukuk, ahlak, din ve medya tarafından sistemli bir şekilde çocuklara ve topluma aktarılmaya çalışılmaktadır. Ülkedeki etnik, dilsel, kültürel çeşitlilik ve inanç çeşitliliği, eğitim programlarında ve ders kitaplarında neredeyse hiç yansıtılmamaktadır. Eğitim sisteminde ve toplumsal yaşamda benimsenen tekçi anlayış, farklı inanç, kimlik ve mezhepleri yok saymayı, onları ve taleplerini görmezden gelmeyi ısrarla sürdürmektedir. Türkiye’nin kamusal, laik, bilimsel eğitim konusunda olduğu gibi, anadilinde eğitim konusundaki olumsuz sicilini ısrarla sürdürmesini de anlamak mümkün değildir.”

Eğitim Sen Van: Çözümsüz politikalar iktidar ve MEB eliyle sürüyor - van egitim sen aciklama 1

‘Özlük haklarını güvenceye almayan bir düzenleme’

Türkiye’de eğitim sisteminin dil, din ve inanç ayrımcılığı ile karşı karşıya olduğunu dile getiren Atabay, “Ülkedeki etnik, dilsel, kültürel çeşitlilik ve inanç çeşitliliği, eğitim programlarında ve ders kitaplarında neredeyse hiç yansıtılmamaktadır. Ülkemizde bulunan bütün meslek kanunları, kamu özel ayrımı yapmaksızın ilgili mesleğe ilişkin ayrıntılı düzenlemeler içerirken, Öğretmenlik Meslek Kanunu sadece kamuda çalışan öğretmenlere yönelik olarak ve dar bir çerçevede düzenlenmiştir. Sosyal, demokratik, mesleki ve özlük haklarını güvenceye almayan bir düzenleme ile karşı karşıyayız. Eğitim emekçilerini kariyer basamakları üzerinden ayrıştırarak bölen ve ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesine aykırı bir içerikte hazırlanan ÖMK ve yönetmelik düzenlemesinin eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunları çözmek bir yana daha da karmaşık hale getirdiği açıktır” dedi.

‘Siyasi kadrolaşma 19 yıl içinde yaşandı’

Siyasi iktidarın yandaşlık ilişkilerine göre istihdam uygulamalarını benimsediğini ifade eden Atabay, ülke tarihinde en yoğun siyasal kadrolaşmanın geçtiğimiz 19 yıl içinde yaşandığının altını çizdi. İlk uygulandığı andan itibaren tartışılan ve çok sayıda mağduriyet yaşanmasına neden olan mülakat sınavına değinen Atabay, “Yaşanan haksızlıklar ve adaletsizlikler artarak sürmektedir. Geçtiğimiz yıllarda sözleşmeli öğretmenlik mülakat sınavında sorulan sorular üzerinden ortaya atılan iddialar, mülakat uygulamasının siyasi kadrolaşma amacıyla nasıl kullanıldığını açıkça göstermiştir. Türkiye’nin kamusal, laik, bilimsel eğitim konusunda olduğu gibi, anadilinde eğitim konusundaki olumsuz sicilini ısrarla sürdürmesini de anlamak mümkün değildir. Bölgemizde anadilinde eğitim görme hakkından yoksun bırakılan yüz binlerce öğrencinin yaşıtlarına göre eşitsiz bir öğrenim hayatına mecbur kaldığı; psikolojik, sosyolojik, pedagojik olarak yaşamının olumsuz etkilendiği bilinmektedir. Eğitimin tüm kademelerinde anadilinde eğitim vermek yerine hafta da iki saat kendisine bir lütufmuş gibi seçmeli ders olarak verilmek istenmesi samimiyetten uzak olunduğunu göstermektedir” diye konuştu.

‘Eğitim mücadelemize her şartta devam edeceğiz’

Van özelinde yaşanan sıkıntılara da değinen Atabay şunları dile getirdi: “Bu sorunların çözülememesi ilimizde eğitimin kalitesinin yükselmesinin önünde ciddi engel teşkil etmektedir. Ayrıca “ Etüt Van Projesi “ olarak adlandırılan Destekleme ve Yetiştirme Kursları ile ilişkilendirilerek uygulanmak istenen çalışma gerek öğrencilerin ulaşım sorunu gerek öğretmen seçiminin hangi kritere göre yapılacağı, bazı branşlarda mevzuata da uyulmayarak kursun verilemeyeceği ciddi sorun teşkil etmektedir. Ayrıca yerelden aldığımız bilgilere göre bu projesinin Çaldıran ve Başkale gibi ilçelerimizde mesafe olarak birbirinden çok uzak olan köy okullarında uygulanmak istenmesi ve okulların birleştirilmesi, uygulamanın çok güç hatta imkansız olduğunu göstermektedir. Eğitim Sen olarak 2022-2023 eğitim-öğretim yılı başında bir kez daha ifade ediyoruz. Demokratik, bilimsel, laik, kamusal, parasız, nitelikli ve anadilinde eğitim mücadelemize her şartta ve koşulda devam edeceğiz.”

Serhat News

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Eğitim Sen Van: Çözümsüz politikalar iktidar ve MEB eliyle sürüyor
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir